Make your own free website on Tripod.com
metinler.gif (2661 bytes)

 

Dahi3.bmp (168558 bytes)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


dikkat.gif (25813 bytes)

- NEDEN TÜRKİYEDE SQUAT OLAMAZ !!-

Squat’ın kelime anlamı bir eve veya araziye izinsiz olarak yerleşmeye denk gelmektedir. Türkiye’de yurtdışındakine benzer benzer bir squat örneğinden henüz haberim yok. Olacağınada pek inanmıyorum. Nedenlerine geçmeden önce squat olgusunu biraz açmak istiyorum.

İnsanın yaşaması için gerekli temel içgüdülerden biri olan korunma ve de barınma arzusu, sistem gereği bir kurum veya şahıs tarafından, bedel karşılığı gideriliyorsa şu sonuca varabiliriz: Bu bedeli ödemeyenler (yani parası olmayanlar) barınamayacaktır. İşte buf nokta bence squatların çıkış noktasıdır. Bu durum anarşizmin anti-mülkiyetçi mantığıyla desteklendiğinde al sana gül gibi squat (kendimden utanıyorum bu kadar da uzun cümle olmaz ki!).

Squat olgusu, günümüz metropollerinin ayrılmaz bir parçası ve yaşayan alt kültürlerin önemli bir özelliğidir. İlk bakışlarda bedel karşılığı barınma mantığına karşı çıkış olarak başlayan bu işgaller zaman içinde bir yaşam biçimi haline gelmiş ve bu binalar barınmanında ötesinde komün hayatı yaşamaya uygun zeminler olmuştur.

Squatlar, bunların dışında önemli birer kültür merkezi olma işlevini de görmektedir. Öyle ki pek çok önemli müzisyen, tiyatro grubu vb. sanatçılar buralarda sanatlarını sergilemektedirler.

Peki kimler bu squatlarda yaşar? Bireysel gözlemlerim sonucu başta anarşistler, sanatçılar, evsizler, göçmenler olmak üzere sistemin fazla yaşama şansı vermediği kişiler kalmakta. Elbette buradaki ortamı sömüren özenti, bilinçsiz insanlara da rastladım.

Squat kültürü belirli bir bütünlüğü ve bilincide gerektirmekte, öyle ki kendi başına yaşayabilecek parası olmasına rağmen, sisteme karşı çıkışın pratik bir ifadesi olarak bu eyleme katılan insanlarda var.

Bu gavuristanda işgaller bukadar rahat mı oluyor derseniz? Cevabı: hayır. Özellikle polis bu yerleri sıkı denetimde tutuyor ve yaşayanları binadan çıkarmak için elinden geleni yapıyor. Squater yani işgalcilerin buna karşı başvurdukları çeşitli metodlar var.Bunların başında mülk sahibiyle görüşüp, onu izin vermeye ikna etmek (zorlamak) var. Bu başarısız olursa olası bir polis operasyonuna medya ve halk desteğiyle karşı koyuyorlar.Son çare ise bire bir çarpışma. Bunda genelde polis amacına ulaşıyor. Sosyal bilinci yüksek olan batı toplumu Squatlara oldukça sıcak bakıyor ve destek veriyor.

Devletlerin bu olaya bakış açısı ise olaylara karşı sessiz kalmak. Bu devletin bunu onayladığı anlamına da gelmiyor. Her ne kadar squatların tamamen kapanmasıyla, bu insanların ciddi bir sosyal patlamaya yol açacağından korksalarda pek çok squatın zorla kapatıldığı veya gizlice yakıldığı bilinen bir gerçek.Bu olaylarda devlet destekli aşırı sağcılarında rolü büyüktür.

Sanırım bunları okuduktan sonra neden Türkiye’de bu işlerin olamayacağını kavramışsınızdır. Son çözümlemeye geçersek: Avrupada barınacak yer sayısı, nüfusa oranla çok fazla. Bu da doğal olarak kullanılmayan pek çok bina anlamına gelmektedir. Bu ülkemizde ise tam tersidir.

Hadi oldu da boş bir yer bulup işgal ettiniz. Polisten önce mülk sahibi sizi zor kullanıp atacaktır. Hele poliste geldimi yandınız. Emin olun arkanızda ne medya ne de halk desteği olacaktır. Bu badireleri atlattığınızı hayal etsek bile toplum baskısı sizi çıldırtacaktır. Yaşam biçiminiz adeta mahalle tarafından aforoz edilecektir. Nede olsa bu topluma zararlısınızdır.

Batı normlarında squat olmasa da, aynı temele dayanan gecekondulardan bahsetmeden olmaz. Günümüzde belirli gruplar (mafya) için gelir kapısı, siyasiler için oy potansiyeli olduğundan dolayı sisteme isyan özelliğini yitirmiştir.

Bunun çok ciddi bir makale olmadığını sanırım anlamışsınızdır. Çünkü konu bütünlüğü ve işlenişi pek iyi olmadı. Ne yapalım aceleye geldi. Yazımı bitirmeden size ilginç bir squat örneği vereyim: İsviçre-Cenevre’de Ledepot adlı bir yer var ki burası işgal dükkan evet bir plakçı dükrkanı, vitrini yok onun yerine grafiti dolu tahtalar konmuş. Dükkanın standart çalışma saati yok. Sadece oraya takılanlar çalışma saatlerini biliyorlar. Bu kadar bitti...

PEDRO LOCO